Haber

İsrail Bekaa’ya inmeye çalışıyor, HTŞ izin veriyor: Lübnan’daki helikopter baskını neyi gösteriyor?

“`html

Lübnan’da bir cumartesi gecesi, Bekaa Vadisi’nin üzerinde gökyüzü sakin.

Bu sırada Kuzey İsrail’deki bir askeri üsten art arda dört askeri helikopter havalanıyor. Kuzeye doğru yönelerek Hermon Dağı’nın üzerinden geçip Lübnan’a doğru ilerliyorlar. İçlerinde İsrail’in özel kuvvetleri bulunuyor fakat giydikleri kıyafetler Lübnan ordusuna benziyor.

Helikopterler Bekaa Vadisi’ne doğru alçalırken, hedefleri küçük bir yerleşim yeri olan Nebi Şit kasabası.

Dağların arasından süzülen helikopterlerden komandolar iniyor ve kasabaya doğru adım atıyorlar. Onlarla birlikte ambulanslar da var; bu araçlar Hizbullah sağlık kurumuna ait olanlarla benzerlik gösteriyor. Bir mezarlıkta kazı başlıyor.

Ani bir silah sesleri yükseliyor… Lübnan ordusu ve direniş güçleri karşılık veriyor. Sabah saatlerine kadar süren çatışmalar sonucunda en az 41 kişi hayatını kaybediyor.

İsrail, 7 Mart gecesi Bekaa Vadisi’nde gerçekleştirdiği bu operasyonun gerekçesi olarak 1986’da düşen İsrailli pilot Ron Arad’ın naaşını aradığını açıkladı. Ancak saldırının çapı ve kullanılan taktikler, bunun ötesinde bir amacı olabileceğini gösteriyor.

Gece Yarısı Helikopterler İndi

Lübnan ordusunun raporlarına göre, operasyon gece saatlerinde gerçekleştirildi. Dört İsrail helikopteri dağlık alana yaklaştığında, iki helikopter Nebi Şit etrafında özel kuvvet indirdi.

İsrail komandoları kasabaya ilerledikten sonra bir mezarlıkta kazı yapmaya başladılar. Yerel bir şahid bu kazıyı göstererek, “Burada olduğunu düşündüler ama bir şey bulamadılar” dedi.

Operasyon sırasında Lübnan ordusu birlikleri ve Hizbullah’ın direniş güçleri arasında çatışmalar meydana geldi. Lübnan Sağlık Bakanlığı’na göre, yaşamını yitirenler arasında üç Lübnan askeri de var.

Lübnan ordusu komutanı Rudolf Heykel, operasyonun yöntemlerini eleştirdi. Heykel’e göre, İsrail timleri Lübnan ordusuna ait zırhlı araçları andıran araçlar ve benzer kıyafetler kullanarak sahada bir aldatmaca gerçekleştirdi. Ayrıca, Hizbullah’ın sağlık araçlarını taklit eden ambulanslar da kullanıldığı kaydedildi.

Tüm bunlar, operasyona hazırlık sürecinde ciddi bir zemin oluştuğuna işaret ediyor. Kara araçlarının ve askerlerin kılıklarının yerel kaynaklardan temin edilmiş olması, operasyon öncesi bir istihbarat ağı kurulduğunu düşündürüyor.

İsrail ordusu yaptığı açıklamada, operasyondan herhangi bir kalıntı ya da kanıt çıkmadığını belirtti.

İndirme sırasında İsrail askerlerinin Nebi Şit mezarlığında kazı yaptığı tespit edildi.

Üç Lübnanlı Askerin Ölümü Ne Anlama Geliyor?

Nebi Şit’teki çatışmada hayatını kaybeden üç Lübnan askeri, ülkenin iç siyasetindeki tartışmalar açısından önemli bir işaret. Son zamanlarda hükümet ve bazı siyasi gruplar, ordunun İsrail ile doğrudan çatışma yaşamaması yönünde baskı yapıyor; güneydeki birliklerin geri çekilmesi ve direniş unsurlarına yönelik operasyonlar bunun bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Ancak, Nebi Şit’teki olay, ordunun içinde İsrail’le yüzleşmeyi göze alan bir kesimin varlığını da ortaya koyuyor.

İki Gün Sonra Yeni Bir Girişim

Nebi Şit’teki çatışmanın ardından, İsrail ordusu iki gün sonra geniş çaplı bir hava indirme girişiminde daha bulundu. Hizbullah’ın verdiği bilgiye göre, 9 Mart’ta erken saatlerde yaklaşık 15 İsrail helikopteri Suriye üzerinden Lübnan hava sahasına girdi. Helikopterlerin Doğu Sıradağları boyunca farklı bölgeler üzerinden uçtuğu bildirildi.

Bazı helikopterler, Lübnan-Suriye sınırındaki Sergaya ovasına piyade indirmeye çalışırken Hizbullah güçleriyle çatışmaya girdi. Çatışmanın saatlerce sürdüğü ve helikopterlerin geri çekilmek zorunda kaldığı belirtildi.

İsrail Bekaa’yı Zorluyor

İsrail’in son operasyonları, Nebi Şit kasabasını hedef alıyor ve bu bölge Bekaa Vadisi’nin merkezinde yer alıyor. Bu, Beyrut ile neredeyse aynı paralelde bulunması nedeniyle stratejik bir konumda.

İsrail’in Lübnan’a kara harekâtı için en sık kullandığı giriş noktası güney bölgesidir; ancak kuzeye doğru ilerlemek tarihsel olarak oldukça zorlu olmuştur. Bu nedenle askeri analistler, İsrail’in Bekaa Vadisi’ne helikopter desteği ile ilerlemeye çalıştığını değerlendiriyor. Bu yaklaşım, Hizbullah’ın silahlanmış olduğu alanlara ulaşma ve doğudaki lojistik hatları kesme amacı taşımaktadır.

Suriye Hava Sahası Kullanıldı

Operasyonun en çarpıcı unsurlarından biri de uçuş rotası oldu.

İsrail helikopterlerinin Lübnan’a ulaşmak için Suriye hava sahasını kullandığı anlaşılıyor. Rota, Hermon Dağı ile Şam arasından geçip Suriye başkentinin yakınına kadar ulaşıyor.

Özellikle İsrail’in operasyonlarında Suriye hava sahasını kullanma meselesi daha önceki tartışmaları hatırlatıyor. Hem bu olay hem de Suriye’deki cihatçı yönetimin durumu, İsrail ile bazı gruplar arasında örtülü bir işbirliğini ortaya koyuyor.

Hem alçak uçuş yapan askeri helikopterlere yönelik herhangi bir müdahale olmaması, hem de Suriye’deki mevcut cihatçı yönetimin pozisyonu, bu durumu destekler niteliktedir.

Çatışma Alanı Genişliyor

İsrail’in baskınının ardından, Güney Lübnan sınır hattında da çatışmalar artış gösterdi. Hizbullah, son birkaç gün içerisinde İsrail’e yönelik 18 ayrı operasyon gerçekleştirdiğini bildirdi.

Bu saldırılar, İsrail’in kuzey bölgelerine yönelik roket saldırıları ve insansız hava aracı operasyonlarını içermektedir. Hizbullah, ayrıca İsrail’e ait bir İHA’nın düşürüldüğünü beyan etti.

İsrail, Lübnan’ın güneyinde ilerleme sağlayamadığı gibi, Hizbullah karşı saldırılarıyla karşı karşıya kalmaktadır.

İsrail Basınında Panik ve Tartışma

Sahadaki gelişmeler, İsrail’de ciddi bir tartışma yaratıyor. Son günlerde basında, ordunun aynı anda İran ve Lübnan cephesiyle başa çıkmakta zorlandığına dair yorumlar dikkat çekiyor.

Öte yandan, Tel Aviv yönetimi ve İsrail medyasının geniş bir kısmı, uzun süredir Hizbullah’ın askeri gücünün zayıfladığı yönünde haberler yayınlıyordu. Ancak görülen son olaylar, bu söylemlerle çelişen bir tablo sunuyor.

İsrail’in kuzeyindeki yerleşimlerin hedef alınması, cesaretin artmasıyla birlikte huzursuzluk yaratıyor. Bu durum, kamuoyunda yeni bir korku dalgasına yol açıyor.

İbranice yayın yapan i24 kanalı, Hizbullah’ın saldırı gücünü artırdığını belirtirken, bazı askeri uzmanlar tam kapsamlı bir çatışma durumunda ordunun hava gücünü Lübnan cepheğine kaydırma gerekliliğini tartışıyor.

Lübnan’da Siyasi Gerilim: Ordu Komutanı Direniyor

Bu saldırılar, Lübnan iç politikasında da yeni bir gerginliğe yol açtı. Bazı çevreler, Lübnan ordusunun Hizbullah’ı silahsızlandırması gerektiğini savunuyor, fakat ordu komutanı Rudolf Heykel’in buna itiraz ettiği iddia ediliyor.

El-Ahbar gazetesi yazarlarından İbrahim el-Emin, ABD ve İsrail etkisiyle Hizbullah’ın tasfiyesi gerektiğini düşünen grupların Heykel’e karşı görevden alma kampanyası başlattığını söylüyor. Ancak ordu, buna karşılık böyle bir adımın iç savaşa sürükleyebileceği konusunda uyarıyor.

Rudolf Heykel

‘Naaş Arama’ Operasyonu Mu?

İsrail, Nebi Şit saldırısını “kaybolan bir pilotun akıbetini öğrenme çabası” olarak tanımlıyor. Ancak operasyonun açılışı, kullanılan yöntemler ve sonrasında gelen helikopter hareketleri, bunun çok daha geniş bir askeri stratejinin parçası olabileceğini düşündürüyor.

Bekaa Vadisi’nde gerçekleştirilen başarısız indirme girişimleri, sadece yeni bir cephenin açılmasına yönelik ilk adımlar değil. İsrail, Lübnan’daki direnişin kırılması için Hizbullah’ın yok edilmesi gerektiğini düşünüyor. Bununla birlikte, iç etnik çatışmaları kışkırtarak bir iç savaş oluşturma stratejisi izliyor. Bekaa Vadisi’nde elde edilecek bir mevzi, etnik çeşitliliği yüksek olan bir alanda daha geniş bir fiziksel varlık kurma ihtimalini artırıyor. Ancak, Hizbullah’ın hem sınırda hem de iç bölgelerdeki hazırlıkları, bu planları gerçekleştirmeyi zorlaştırıyor.

“`

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir