Efsanevi yatırımcı Eric Sprott, altın ve gümüş konusundaki cesur tahminleriyle dikkat çekiyor. Servetinin yüzde 98’ini bu değerli metallere yatıran Sprott, küresel borç krizine ve kontrolsüz para basımına karşı önemli bir uyarıda bulundu: “Dikkatli olun, altın 10 bin dolara ulaşacak!”
Finans dünyasında 40 yılı aşkın bir deneyime sahip olan Eric Sprott, 1980 yılında kurduğu Sprott Menkul Değerler ile büyük bir imparatorluk kurmuş durumda. Bugün 3 milyar doları aşan varlığının çoğunu altın ve gümüş şirketlerine yatıran Sprott, yatırımcılara şu anki fiyat dalgalanmalarına takılmamalarını, daha geniş bir perspektife odaklanmalarını öneriyor.
Sprott, devletlerin harcama politikalarını eleştirdiği konuşmasında, ABD, Kanada, İngiltere ve Japonya gibi büyük ekonomilerin “para basabildiğimiz sürece basarız” anlayışıyla hareket ettiğini belirtiyor. Bu “sorumsuz harcama” yaklaşımının, fiat para birimlerine olan güveni tehlikeye attığını vurgulayan Sprott, kağıt paranın değer kaybettiği bir ortamda yatırımcıların fiziksel ve somut varlıklara yönelmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade ediyor.
Uzun vadede altın için 10 bin dolarlık bir hedef belirleyen Sprott, asıl büyük sıçramanın gümüşten geleceğini öne sürüyor. Şu anda 84 dolar seviyelerinde işlem gören gümüşün, mevcut fiyatıyla hâlâ “çok ucuz” olduğunu belirten milyarder yatırımcı, gümüşün ons fiyatının öncelikle 200, ardından 300 dolara kadar yükselebileceğini iddia ediyor. Sprott, jeopolitik risklerin ve derinleşen borç krizinin bu yükselişi tetikleyecek ana faktörler olduğunu savunuyor.
Piyasalardaki sert dalgalanmalara rağmen Sprott, pozisyonunu korumaktan geri durmuyor. Gümüşün kısa süre içinde değerinin önemli bir kısmını kaybetmesi ya da altının 5 bin dolar seviyesinin altına düşmesi, onun “güvenli liman” stratejisini değiştirmiyor. Sprott, bu tür hareketlerin piyasanın doğal dinamikleri olduğunu hatırlatıyor ve dünya genelindeki artan belirsizliklerin değerli metalleri her seferinde yeni rekor seviyelere taşıyacağına inanıyor.
81 yaşındaki bu deneyimli yatırımcı, başarı hikayesini 1980’lerde yaptığı doğru yatırım kararlarına dayandırıyor ve stratejisini şu dikkat çekici sözlerle sonlandırıyor: “Jeolog değilim, kayalar hakkında pek bir şey bilmem ama sayıları iyi bilirim. Eğer ödül büyükse, kaybetmeyi göze alabilirim.”