İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yönlendirmesiyle gerçekleştirilen kapsamlı FETÖ soruşturması çerçevesinde, İstanbul’un da aralarında bulunduğu 12 farklı ilde eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Emniyet güçlerinin yürüttüğü titiz çalışmalarda, 15’i aktif olarak devlet hastanelerinde çalışan doktor olmak üzere toplamda 17 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin iletişim kayıtları, banka işlemleri ve katıldıkları tıpta uzmanlık sınavı (TUS) hazırlık kampları detaylı bir şekilde incelendi.
TUS Kampları ve Dijital İletişim İzleri
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü, uzun süren teknik ve fiziki takipler sonrasında operasyona geçiş yaptı. Elde edilen bilgilere göre, şüpheli şahısların belirli dönemlerde “ders çalışma” bahanesiyle bir araya gelerek TUS için özel hazırlık kampları düzenledikleri iddia ediliyor. Soruşturma kapsamında, bazı şüphelilerin geçmiş yıllarda ByLock adlı kapalı devre iletişim programı üzerinden yazışmalar gerçekleştirdiği belirlendi.
Banka Hareketleri ve Ardışık Arama Taraması
Savcılık tarafından hazırlanan belgelerde, gözaltına alınan sağlık personelinin mali hareketleri de dikkat çekiyor. İddialara göre, söz konusu kişiler, faaliyetleri durdurulan Bank Asya’daki hesaplarına para yatırarak bakiye artışı sağladılar. Ayrıca, emniyetin geriye dönük telekomünikasyon kayıtları incelemesinde, şüphelilerin ankesörlü hatlar üzerinden ardışık arama yöntemiyle haberleştiği tespit edildi.
12 İlde Eş Zamanlı Operasyonlar
Elde edilen delil dosyaları doğrultusunda verilen yakalama kararları üzerine emniyet ekipleri, dün sabah saatlerinde harekete geçti. Operasyonun merkezi İstanbul olmakla birlikte; Ankara, Bingöl, Bursa, Çorum, İzmir, Kayseri, Konya, Kütahya, Muğla, Ordu ve Rize’deki belirlenen adreslere de eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Yapılan bu geniş çaplı operasyon sonucunda gözaltına alınan 17 şahıs, ifadeleri alınmak üzere emniyet müdürlüğüne götürüldü. Adli süreçte, bu şüphelilerden 15’inin kamu hastanelerinde aktif olarak hekimlik yaptığı bilgisi ortaya çıktı.
Yorum: Sınav Güvenliği ve Liyakat Tartışması
Kamu hastanelerinde görev yapan 15 doktorun bu kadar büyük bir soruşturma çerçevesinde gözaltına alınması, sağlık sektöründe liyakat ve sistem güvenliği konularını yeniden gündeme taşıyor. Tıbbın en zorlu sınavlarından biri olan TUS’un kapalı devre kamplarla organize edildiği iddiaları, tıp eğitimindeki güvenilirlik sorunlarını gözler önüne seriyor. Genç hekimlerin yoğun çabalarla uzmanlık hakkı kazanma mücadelesi verirken, bu tür organize yapıların avantaj sağladığına dair yürütülen soruşturmalar, adalet arayışını daha da derinleştiriyor. Yargı sürecinin hızlı ve şeffaf bir şekilde tamamlanması, hem suçlu olanların hem de masumların ayrılması açısından kritik bir öneme sahip. Bu durum, vatandaşların kamu hastanelerine ve sağlık sistemine olan güveninin korunması için de hayati bir gereklilik teşkil ediyor.
